Prostat Kanseri

Prostat Kanseri

Prostat bezi erkeklerde idrar torbasının çıkışında üretra adı verilen idrar kanalını çevreleyen bir organdır. Kanseri ise genellikle yavaş büyür ve yavaş yayılır. Erkeklerde en sık görülen kanserdir. Kanserden ölüm sıralamasında ise akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alır. Prostat kanserlerinin % 65’inden fazlası 65 yaşından daha genç erkeklerde yakalanır. Yaşla birlikte tanı oranı artar. Her 6 erkekten birinde yaşam süresince prostat kanseri gelişir.  Bilinen önemli risk faktörleri arasında yaş, aile öyküsü ve ırk önemlidir. Ayrıca doymuş yağlardan zengin, yüksek kalorili batı tipi diyet ve obesitenin de önemli olabileceğini unutmamak gerekir.

Toplumda bilinç düzeyinin artması ve Prostat Spesifik Antijen (PSA) tetkikinin yaygın kullanımı prostat kanserlerinin büyük çoğunluğuna (% 85 ten fazlası) erken evrede ve tedavi edilebilir aşamadayken tanı konulmasına olanak sağlamaktadır. Erken tanı ise prostat kanserinden ölüm oranlarının azalmasına önemli katkı sağlamaktadır. Prostat kanserinde erken tanıya olanak sağlayan en önemli adım ise 40 yaşından sonra düzenli prostat muayenesi ve PSA tetkiki yaptırılmasıdır. Prostat kanserinin kendi özgü bir belirtisi yoktur. Ancak ilerlemiş ve yayılmış hastalığa ait belirtiler olabilir. Bu nedenle 40 yaşını geçen erkeklerin düzenli kontrolü büyük önem taşımaktadır.

Prostat kanseri konulduğunda öncelikle kanserin saldırganlığını gösteren derecesi ve prostat bezi içinde ve vücuttaki yayılımını gösteren evresi belirlenmelidir. Kanserin derecesi için en sık Gleason sistemi kullanılır. Burada hastalığa 2 ile 10 arasında bir numara verilir. Numara ne kadar büyük ise hastalık o kadar saldırgan demektir. Genel olarak numarası 8,9 ve 10 olan kanserlerin diğerlerinden daha kötü davranış gösterdiklerini bilmek gerekir.

Hastalığın derecesi ile beraber yayılımı da belirlendikten sonra prostat kanseri kabaca 2 ana gruba ayrılabilir. Birinci grup kanserin prostat bezi içinde sınırlı olduğu aşamadır. Prostat bezi içinde sınırlı kanserleri kökten tedavi etmek olasıdır. Bu aşamadaki hastalıklarda radikal prostatektomi ameliyatı ve ışın tedavisi son derece başarılı ve etkili tedavi seçenekleri arasında yer alır. İkinci grupta ise hastalığın prostat bezi dışına çıktığı ve yayıldığı hastalar yer alır. Bu hastaların tedavisinde hastalığın oluşturabileceği sorunları kontrol altında tutmak amaçlanır. Ağırlıklı olarak ilaç (hormon) tedavisi kullanılmakla birlikte gerektiğinde ışın tedavisi ve ameliyatlardan da yararlanılabilir.

Prof. Dr. Cemil Uygur
Üroloji Uzmanı

İlgili yazılar

Etiketler

Yazıyı Paylaş