Mesane Kanseri

Mesane Kanseri

Ürolojik kanserler arasında görülme sıklığı açısından prostat kanserinden sonra ikinci sırada yer alır.

İdrar torbası birkaç katmandan oluşur. Mesane kanseri genellikle idrar ile doğrudan temas eden en iç yüzeyi döşeyen hücrelerden köken alır. Erkeklerde kadınlardan 2-3 kez daha sık görülür. Sıklıkla 60 yaş ve üzerindeki bireylerde görülmekle birlikte daha genç insanlarda karşımızı çıkması büyük bir istisna değildir.

Sigara ve bazı endüstriyel kimyasal ajanlar (arilaminler ve petrokimya ürünleri) mesane kanseri gelişimi ile ilişkilendirilmektedir.

Mesane kanserinin en önemli belirtisi idrarda kan görülmesidir. İster gözle görülsün, ister tekrarlayan idrar tetkiklerinde saptansın 40 yaş üzeri ve sigara içen bireylerde idrarda kan mutlaka ciddiye alınmalı ve araştırılmalıdır.

Mesane kanserinden şüphelenildiğinde sistoskopi denilen işlem ile idrar torbasının içi kontrol edilmelidir. Varsa eğer tümörlerin yeri ve sayısı belirlenmeli ve aynı esnada tamamı transüretral rezeksiyon (TUR) ile temizlenerek ayrı ayrı patolojiye gönderilmelidir. Patoloji bize hastalığın tipi ve hücresel özelliklerinin yanı sıra mesanenin tabakalarında ne kadar derine indiğini de söyler. Bu iki özellik hastalığın bundan sonraki tedavisin belirleyen en önemli unsurlardır.

Mesane kanseri hastalığın ulaştığı derinliğe göre kabaca 2 kategoride değerlendirilir. Mesanenin kas tabakasına ulaşanlar ve ulaşmayanlar. Her iki grubun tedavisi ayrı özellikler gerektirir. Kas tabakasına ulaşanların genellikle mesane dışına çıkma ve yayılma potansiyeline sahip oldukları varsayılır. Bu hastalar bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme başka organlara yayılım açısından değerlendirilmelidir. Henüz yayılmamış olanlar sistektomi denilen daha büyük ameliyatlar veya ışın tedavisi gerektirirler. Yayılmış olanlar ise öncelikle kemoterapi ile tedavi edilir. Kas tabakasına ulaşmayanlar ise kendi aralarında risk gruplarına ayrılırlar. Yüksek riskli olanlara hastalığın tekrar etmesini ve ilerlemesini engellemeyi hedefleyen tedaviler planlanabilir.

Prof. Dr. Cemil Uygur
Üroloji Uzmanı

Etiketler

Yazıyı Paylaş