Böbrek Kanseri

Böbrek Kanseri

Yetişkinlerde üriner sistem kanserleri arasında üçüncü sıklıkla görülür. Genellikle 50 yaş üzerinde görülür. Erkeklerde kadınlardan daha sıktır. Böbrek kanserlerinde von Hippel-Lindau ve herediter papiller böbrek kanseri gibi bazı ailesel hastalıklarla ilişkisi olsa da bunların oranı çok düşüktür. Büyük çoğunluğu (>%95) spontan gelişir. Risk faktörleri arasında sigara, obesite ve hipertansiyon sayılabilir.

Böbrek kanserinin en sık görülen tipi böbrek hücreli kanserdir. Bunun da bazı alt tipleri vardır. Böbrek hücreli kanserlerin % 70-80 i şeffaf hücreli kanserdir. Diğer alt tipler arasında papiller böbrek hücreli kanser, kromofob böbrek hücreli kanser ve toplayıcı kanal kanseri sayılabilir.

Böbrek kanserlerinin klasik üç belirtisi vardır. İdrarda kan, karında veya böbrek bölgesinde kitle ve ağrı. Bu üç belirti hastaların ancak % 15 kadarında birlikte görülmektedir. Ultrason, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntülemenin bir çok başka nedenle çok sık kullanılması böbrek kanserlerinin hiç bir belirtisi yok iken tesadüfen yakalanmasına olanak sağlamaktadır. Tesadüfen yakalanan kanserlerin boyutları ve evresi de küçük olma eğilimindedir.

Böbrek kanserlerinin tedavisinde en etkili yöntem cerrahidir. Hastaların yaklaşık % 30 u ilk tanı anında böbrek dışına yayılmış aşamadadır. Böbreğe sınırlı aşamadayken yakalanan ve ameliyat edilen hastaların da % 30 kadarında ilerleyen yıllarda metastatik hastalık gelişir.

Böbrek kanseri vücuttaki hemen her yere sıçrayabilir. Ancak en sık sıçradığı organlar akciğer, kemik ve beyindir. Böbrek kanserinde kemoterapi ve radyoterapi etkisizdir. Ancak son yıllarda metastatik hastalığın ilerlemesini yavaşlatan veya geciktiren akıllı ilaçlar geliştirilmiş ve klinik kullanıma sunulmuştur. Bu ilaçlar ülkemizde de ihtiyacı olan hastalara başarı ile kullanılmaktadır.

Prof. Dr. Cemil Uygur
Üroloji Uzmanı

Etiketler

Yazıyı Paylaş